NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Şubat NBA Gecesi Ardından..


Öncelikle iki süper yıldızın karşılaşmasını televizyon karşısında izleyemedigimiz için üzüldüm. Bu tarz maçların yayınlanması da kolay olmuyor ama Kaan Kural'ın yorumuyla, espirileriyle maçı izlemek keyifli olurdu. Maça baktıgımızda ise dogal olarak LeBron-Wade kapışması izledik ve yine gülen taraf LeBron oldu. Takım olarak Miami'den üstün olmaları bir yana Q-Arena'da Cleveland'ı yenmek gerçekten çok zor. LeBron 16-9 saha içi isabetiyle oynamasına ragmen içeri penetreleriyle faulleri aldı ve 21 kez ft çizgisine gitti. Bu serbest atışlarda 17 isabet buldu ve maçı 36 sayı ile tamamladı. D-Wade 26 sayı 9 asistle maçı tamamladı, Miami kolay top kayıpları yaparak hızlı hücumlara maruz kaldı. Miami'nin zorlu maçları devam ediyor galibiyet alma ihtimallerini düşük görüyorum.


Önceki gece Utah karşısında dagılan Portland seyircisi önünde Roy'dan eksik mücadele etmesine ragmen zor da olsa kazandı. Üçüncü çeyregi 74-66 geride kapattılar ama öyle bir son çeyrek oynadılar ki maçı verseler yazık olurdu. Fark azaldıkça seyirci iyice motive etti takımı böyle farktan geri dönüp Spurs karşısında kazanmak kolay iş degil. Aldridge kaydettigi 28 sayıyla başrol oynarken Spurs'de Ginobli 21 sayıyla takımın en skorer ismi oldu. Portland bu maçı kazandı ancak takımın durumu parlak degil o yüzden istikrar yakalamarı zor görünüyor.

03 Şubat NBA Gecesi Ardından..


Gecenin özeti ve dikkat çekici maçlarla yazımıza devam ediyoruz. Boston TD Garden'da agırladıgı Miami karşısında Wade'in oyunu domine eden performansına ragmen galip geldi. Aldıgı galibiyetlere ragmen bana hiç güven vermiyor Boston'un oyunu. Savunmadaki eski caydırıcılık yok, KG'nin sakatlıgından sonra eski performansına ulaşamaması ve sadece orta mesafe şutlar denemesi pota altını zayıflatıyor. Allen da bu sene oynadıgı oyunla pek ön plana çıkmadı yani bir düşüş söz konusu, üzerine Pierce'ın sakatlıgı da eklenince durumun kötü oldugunu anlamak pek zor degil. Wade 16-11 saha içi isabeti 8-6 ft yüzdesiyle buldugu 30 sayının yanındaki 13 asistlik harika oyununa ragmen Cavs maçında oldugu gibi son hücumda topu kaybederek maçı kazanma şansını kaybetti.


Utah hızlı hücumlarla Portland'a zor anlar yaşatmış, maçı da baştan sona önde götürdükleri için 105 sayı yemeleri sıkıntı yaratmamış. Deron yine geminin dümeninde takımı iyi yönetmiş ki 13 asistte bunu kanıtlar nitelikte zaten. Memo'da 13-11 saha isabeti ve 5-5 ft atışıyla buldugu 28 sayı bu sezonki en yüksek rakam. Kirilenko'nun da yükselen performansı devam ediyor aynı şekilde devam eder umarım. Portland'da Roy'un yoklugunda sıkıntı yaşamış ki Utah'a ayak uydurarak hızlı oynamayı terch etmişler. Takım zaten sakatlıklar falan derken düşe kalka ilerliyor, Roy'un yoklugunda %42 ile isabet buldukları maçta kazanmaları süpriz olurdu.


Deplasman turnesinin ardından Staples Center'da seyircisi önüne çıkan Lakers'da maç öncesi atmosfer oldukça iyiydi. Kobe'nin Lakers tarihinin en skorer oyuncularında üst sıraya çıkmasıyla aldıgı ödül gurur vericiydi. Maçın başlamasıyla Bobcats'in sert savunması etkiliydi zaten Lakers son şampiyon gibi oynamıyor, üst düzey takımlara karşı maç kazanamamaları da bunu kanıtlıyor. Kobe ilk yarı bitiminde sakatlanmış ancak ikinci yarı oyununa devam etmesine ragmen bu sakatlık performansını etkiledi. 12-2 isabetle 5 sayı bulabildi sadece, kırık parmagıyla oynadıgı oyunları düşünürsek bu sakatlık sonrası dinlenmesi gerekiyor ancak oynamakta ısrar edecegini düşünüyorum. Jackson'un 30 sayılık performansı birşeye yaramadı, Wallace oynasa sonuç aynı olurmuydu kazanan yine Lakers mı olurdu düşünmek lazım..

01 Şubat NBA Gecesi Ardından...


Boozer'ın yoklugunda Dallas'ı konuk eden Utah Millsap ve Deron'un etkili performaslarıyla kazandı. Nowitzki'ye çözüm bulamayan Utah diger parçaları durdurarak son çeyrekte farkı açarak kazandı. İç sahada seyircisi önünde iyi oynuyor Utah, ne kadar sorunlu bir takım olsa da seyircisinin önünde farklı bir havaya giriyorlar. Dallas'da son maçlarda bir istikrarsızlık var geçtigimiz ay yakaladıkları formu kaybediyorlar yavaş yavaş.

Memphis için oldukça önemli bir fırsattı Lakers maçı, bu sezonki performanslarına böyle bir maçtan galip gelerek imza atmak istiyorlardı. Aslında tam zamanıydı Lakers'ın 8 maçlık deplasman serisinin son maçı olması ve bir önceki gece Boston maçı oynamış olması ibreleri Memphis'e çevirmişti. Bütün bunlara ragmen Lakers yine favori olarak çıktı ancak dediigim gibi ben Memphis'i daha avantajlı görüyordum. Bekledigim gibi de oldu Memphis'in ritmine ve enerjisine karşılık veremeyen Lakers maçtan maglup ayrıldı ve zorlu deplasman serisini bitirdi. Kobe yine insanüstü bir oyunla 44 sayı attı ancak bu galip gelmelerine yetmedi, arkadaşlarını da oyunda tutmak yerine tek başına maçı almayı düşününce olmadı. Memphis'i böyle bir galibiyet sonrası tebrik etmek lazım.


Melo'nun oynaması bekleniyordu sanırım bir maç daha dinlendirilmek istendi. Melo'ya baglı kalmadan da skor üretebilen ve çarkın tüm parçalarının işledigi Denver zayıf rakibi karşısında zorlansa da kazanmasını bildi.Denver'da rakımın yüksek olmasından dolayı buraya gelen takımlar için dezavantaj yaratıyor zaten. Billups yine muazzam bir oyun oynadı 23 sayı 9 asistlik performansıyla takımın dinamosuydu. Bench'ten gelen JR Smith'in etkisiz oyununa ragmen Andersen ve Lawson'un katkısı önemliydi. Sacramento maçı 3 farklı kaybetti ama bu tarz üst rakipler karşısında dış sahada kazanmaları oldukça zor.

31 Ocak NBA Gecesi Ardından..


Gecenin şüphesiz en iyi maçı Boston-Lakers karşılaşmasıydı, tüm dünyada pazar gecesi erken saatte olması nedeniyle spor severleri ekran başına kilitledi. Boston'un son maçlardaki formsuzlugu Lakers'ın da dış sahadaki güven vermeyen oyunu maç öncesi tahmin açısından oldukça zorlu bir duruma getirdi. Oldukça gergin başladı maç daha hava atışı yapılmadan Artest ve Pierce'ın birbirine girmesi şaşırtıcıydı. Lakers'ın hızlı başlangıcı farkı açmasına yardımcı oldu ama ikinci çeyrekte Boston sert savunmasıyla farkı eritmeyi başardı. İkinci yarıda ise fark bir aralar 10 sayıya kadar çıkmıştı ancak Lakers vazgeçmedi ve kötü giden güven vermeyen Boston'a bir darbe daha vurdu.


Erken oynanan maçta ise Denver temposu ve enerjisiyle Spurs deplasmanında farklı kazandı. Carmelo'nun yoklugunda Billups yine etkili bir oyunla galibiyeti getirdi, 15-7 isabetle 25 sayı bulurken 11 asistle double double performansıyla maçı tamamladı. Spurs'de Parker'ın eksikligi bu maçta hissedildi.Memphis karşısında birşekilde kazanmayı başarmışlardı ancak Denver gibi bir takım karşısında Billups'u rahat bırakınca maglubiyet kaçınılmaz oldu. Denver'ın da üç sayı çizgisinin gerisinden 12-9 isabetle %75'le oynadıgını belirtmek istiyorum.


Bol sayılı aynı zamanda yüksek tempoda geçen maçta Phoenix yine Houston maçlarında oldugu gibi ilk çeyregi önde kapattı.Houston'da maçın devamında Phoenix'in şut yüzdesini düşürmek yerine onlardan daha fazla atmayı deneyince dogal olarak başaramadılar. Son saniyeye kadar eşitlik vardı ama Houston kendi oyununu oynasa uzatmaya bile gitmeden kazanırdı diye düşünüyorum. Amare'nin son maçlardaki düşük grafiginden sonra 36 sayı 11 rebound'luk etkili oyunuyla eski ritmine dönmeye başladı.

Cleveland - Clippers : Cleveland'ın Q-Arena'da hızlı başlangıçla rakibin direncini ilk çeyrekten kırmaya başladıgını biliyoruz. Yani maçı kafa kafaya götürüp ümit vermiyorlar rakiplerine, bu maçtada aynı şekilde hatta biraz daha abartılı bir şekilde 26 sayı farkla başladılar maça.LeBron'un durdurulamaz oyunuyla farklı bir galibiyet almayı başardılar.

Oklahoma - GSW : Oklahoma bu sene Memphis'le aynı kefeye koydugum genç ve dinamik takımlardan. Geçen seneki performanslarını düşününce bu sezon oldukça iyi gidiyorlar, Durant'ın ortalamasına artık alıştık diyebilirim.45 sayı attıgını görünce şaşırmadım desem yeridir çünkü sürekli 30 sayı üzeri atan ve potansiyeli olan bir oyuncu. Ellis ve Maggette'nin ısrarlı oyununa ragmen seyircileri önünde galip geldiler.

Hido maçın başında yüzüne aldıgı darbe sonucu maça devam edememişti. Yapılan kontroller sonrasında göz çukurunda çatlak oldugu tespit edilmiş.

30 Ocak NBA Top 5

28 Ocak NBA Gecesi Ardından...






















MSG'de oyuncuların yükselen performanslarını biliyoruz, çoğu yıldız ve süperyıldız oyuncular bu statta ekstra performans sergiliyor.Toronto forması altında Orlando'daki oyunundan ve istatistiklerinden uzak olan Hidayet 26 sayı 11 rebound'luk performansıyla double-double yaptı.Maç sonu ise bu performansını gayet doğal karşılayarak spikerleri şaşırttı.Bosh'un zor pozisyonda buldugu sayı ve arkasından Harrington'un son hücumda sert savunmaya rağmen şutu kullanınca maçı kazanaracak basketi bulamadı.

Orlando - Boston : Orlando yine üç sayılık oyundaki ısrarına ve düşük yüzdesine rağmen Bostun'u devirmeyi başardı.Perkins'in faul problemine girmesi ve bunun sonucunda Howard'ın pota altındaki rahat oyunu ibreyi Orlando'ya çevirdi.Üç sayı çizgisinin gerisinden 20-6 isabetle %30'la oynamalarına rağmen seyircileri önünde galip geldiler.

Phoenix - Dallas : Phoenix maçlara hızlı giriş yapıp farkı yavaş yavaş açıyor ancak son iki maçta maç sonlarındaki düşük şut yüzdesinden dolayı maglup olmuşlardı.Dallas karşısında bu oyunun aksine son çeyrekteki etkili oyunlarıyla kazandılar.Amare 22 sayıyla oynamasına ragmen ilk maçlardaki gibi hırslı ve istekli oyunu yoktu, takas dedikoduları performansını etkiliyor sanırım çünkü son maçlarda oldukça formsuz.

26 Ocak NBA Gecesi Ardından...


Lakers dış sahadaki güven vermeyen görüntüsüne rağmen Washington karşısında iyi bir oyun ortaya koyarak kazanmayı başardı.İkinci ve üçüncü çeyrekte farkı yavaş yavaş açarak son çeyrege rahat girdiler.Kobe ve Gasol'un 26'şar sayıyla skor yönünde liderlik ettikleri maçta Jamison tek başına direnmeye çalıştı fakat sonuç ortada.Washington'da kötü gidiş devam ediyor dört maçlık mağlubiyet serileri var bakalım bu seriye kimin karşısında son verecekler..

Phoenix Utah karşısında farklı önde olmasına ragmen kaybetmişti, bugünde maça hızlı bir giriş yaparak Charlotte karşısında farkı açacaklarını düşünüyordum.Bekledigim gibi başladılar ancak o Charlotte'un son direncini kıracak darbeyi vuramadılar ve son çeyrekteki düşük şut yüzdesiyle maç uzatmaya gitti.Aslında herşeye rağmen son hücum Phoenix'deydi ancak zorlama bir şut gelince isabet bulamadılar.Uzatmada Charlotte'un ısrarcı oyunu ve istegiyle kazanmasını bildi.

Gecenin en iyi 5 hareketi

25 Ocak NBA Gecesi Ardından...

Dün gece yine zevkli ve bir o kadarda çekişmeleri maçların olduğu geceydi.Sonuçlara baktığımda Spurs'un içerde Chicago'ya yenilmesi gecenin en süpriz sonucu olmuş.Sezon başlarında skor bulmakta zorlanan ve dağınık görüntü çizen Chicago gün geçtikçe biraz daha derli toplu oynamaya başlıyor.Geçen sene Boston karşısındaki efsane playoff serisinden sonra tecrübeleri arttı.Mücadeleci oyunlarından birşey kaybetmediler ama uyumsuzluk vardı takımda zamanla eski günlerine dönüyorlar.



Wade-LeBron kapışmasında gülen taraf LeBron olmuş, bu sezon Kobe'ye karşı iki defa galip geldikten sonra Wade karşısında da gülen taraf oldu.LeBron'la beraber Cavs oldukça emin adımlarla ilerliyor performansları düşmezse finale kadar gideceklerdir.23-9 saha içi isabetiyle oynamasına ragmen 32 sayıyla maçın en skorer ismi LeBron Cleveland'ın beş maçlık galibiyet serisinde her zaman olduğu gibi başrolde.


Atlanta sergiledigi performansla alkış alıyor, Cavs ve Boston'dan sonra üçüncü sırada bulunuyorlar ve Boston'la aralarında sadece yarım maçlık bir fark var.Oynadıkları oyun ve sergiledikleri görüntü Boston'dan çok daha iyi bir takım olduklarını gösteriyor bence.Mücadele ediyorlar, skor anlamında herkes katkı yapıyor ve bir oyuncunun eline bağlı değiller, savunmayı gerçekten sertleştirdiklerinde ise rakip takıma potayı göstermiyorlar neredeyse.Kendileri gibi hızlı ayaklara sahip oyunculardan kurulu Houston'u devirmeyi başardılar.İkinci çeyrek 32-19 kurdukları üstünlük maç sonu galip gelmelerini sağladı.Ariza'yı 11-4 isabetle 8 sayıda tutmaları savunmalarının ne kadar etkili oldugunu gösteriyor.



New Orleans playoff'lara kalmak için oldukça çaba gösteriyor.Dış sahadaki performansları biraz daha düzgün olsa daha üst sıralarda olabilirlerdi.İç sahada daha verimli ve kendilerine güvenleri yüksek olduğu için etkili oynuyorlar.Chris Paul'un sayesinde üç-dört gömlek yukarı çıkan New Orleans oyuncuları bazen anlaması güç oyun oynuyorlar.Portland karşısında dış sahada olmalarına rağmen maçtan kopmadılar ve CP'nin bitime 3.4 sn kala attıgı sayıyla kazandılar.Bu galibiyetin bir deplasman serisi başlatmasını umuyorum..

Memphis - Orlando : Genç oyunculardan kurulu olan Memphis'in Orlando karşısında galip geleceği bekleniyordu zaten ancak Howard'ın 27 sayı 15 rebound 6 blok gibi etkili performansına rağmen kaybetmeleri üzücü.

Utah - Phoenix : İlk yarıyı 11 sayı geride kapatmasına ragmen vazgeçmeyen Utah galip gelmeyi başarmış.Deron önderliginde oynayan Utah'da Boozer 21 sayı 20 reboundluk harika bir oyun sergilemiş bunun yanında Kirilenko'nun 25 sayısını da unutmamak lazım.Phoenix'de ise Dragic'in 32 sayısı gerçekten dikkat çekici 7-6 üçlük isabeti bravo.

Denver - Charlotte : Lakers'dan sonra en iyi iç saha performansı olan Denver'ın karşısında Bobcats'de duramadı ve 11 sayı farkla maglup oldular.Bobcats her zaman yaptıgı savunma performansını Denver'a karşı ortaya koyamaması gayet normal.

Gecenin en iyi 10 hareketi

Related Posts with Thumbnails